The Silent Enigma

Tuesday, May 30, 2006

whispers of the night

     Kucukken masallarimiz vardi...buyudukce inanmak isteyip de gercek olmayacigini bile bile hayal kirikligina ugradigimiz ve kendimizi zorladigimiz masallar! hepsinde bir kahraman olma arzusuyla sarildik yastigimiza,olamayacagimiz bilsek de...cunku biz hic mukemmel degildik!?      Hep bir yonumuz eksik kaldi, neden diye sorduk yillarca? Aslinda cevap kendi icinde gizliydi; adi masaldi onlarin...ve gercekler bizi acimasizca yargiladi masallar yerini kendi hayal gucumuzun yarattigi ruyalara birakti...butun cabamizi yogunlastirdigimiz belki tek duamiz tek gozyasimiz...
     Korkarak saklandik gecenin icine, ruyalar her zaman mutlu sonla bitmiyordu ve mantigimiz hep galip geldi bu catismadan ve uyumak bile aci vermeye basladi, uykusuz geceler, huzunlerden ve karamsarliktan siir dizeleri yarattik bir kenara yazmadigimiz...aslinda hepimiz birer sairdik sadece yazmayi bilmedik...
     Bu gece de unuttum sanki yazmayi elim cesaret edemez oldu karalamaya...ve sustum...geceyi dinliyorum...onun da uzun bir hikayesi var...


Monday, May 29, 2006

dream for the blind...


     Hayat durmus ve ben kuru yapraklar uzerinde sonbahari butun soguklugu ile yasiyorum, gunes var gibi gorunse de aslinda gozlerimin bana oynadigi bir halusinasyon olsa gerek, isiklari bile soluk bedenimi aydinlatamiyor...renklerin de anlami kalmamis cunku yansiyan sadece acinin tonlari...hayallerimi gomdum bu mezara ve kurumus gul yapraklari ile susledim son gorevimi yapmak istermiscesine...
     Bir avuc toprak biraktim uzerine kimbilir bir baskasi gelir buralarda yeserirsin diye...ben seni yasatamadim askim, belki benden sonraki gozyaslari yasatir, kelimelerle hep saklambac oynadim soyleyemedim yuzune, simdi ise arkandan agit diye mirildaniyorum...Dostoyevski’nin bile umudu vardi Beyaz Geceler’de Nestenka belki doner diye...
     Mutluluk minik avuclarimin arasindan siyrilip ucuverdi benim artik goremedigim uzaklara, yuzumde olumun donuklugu, ellerimde ise sana topladigim kir cicekleri...korun ruyasi olsa boyle olurdu...hic varligini hissedemedigi sevgilisine fisildiyor simdi...seni seviyorum...


Sunday, May 28, 2006

sabah olmasin...

 bugun yagmur yagacakti...islanmayi sevmezken kosacaktim bombos sokaklarda, sabah olmayacak ve gece ile sevisecektim...yildizlari ve ayi gormek istemiyorum artik!?
hep onlara bakarak kalbime umut isigi yansirdi...artik istemiyorum, sonsuzlugu gerceklerin keskin yuzunden tenimde istiyorum, dokulecek en fazla hayal edip de yapamadigim dunyevi seyler...benim istedigim bu degil; ben yalnizligimi istiyorum, sigarami ve ruyalarimi...sabah olmadan kalemimi istiyorum, bir nefeste dokulecek misralar ve sonuna iki damla kanli gozyasi...son kez aglamak istiyorum, yoruldum; gercekten cok yoruldum...sabah olmasin...